CI Yorum

Suela J. Cennet - The Pill Direktörü / Istanbul

Bizim için geri dönüşü çok verimli ve kuvvetli bir fuar oldu. Bizim için genel izleyiciyi tanımak ve lokal koleksiyonerlerle dirsek teması kurmak için bir fırsat oldu. Bu kadar kısa sürede galerimizi tanıtıp insanlar tarafından kabul görerek ödüllendirilmesi gurur verici. Bu zor şartlarda devam etmek için büyük bir motivasyon veriyor.







Sera Sade - Galeri Siyah Beyaz Direktörü / Ankara

Fuar bu yıl bizim için mükemmel geçti. Yurt dışından koleksiyonerlere satışlarımız geçen senelere oranla çok artış gösterdi ve bir sürü yeni insanla tanışma imkânı bulduk. Ardan Özmenoğlu’nun Basu Art Foundation tarafından verilen misafir sanatçı programı ödülünü alması bizi çok memnun ve onure etti.









Yashian Schauble - ACAF Projects Kurucusu / Şanghay

Bu yıl fuara gelen izleyici oldukça sofistike ve meraklıydı, hem grup sergimize ve solo sergimize ilgi yoğundu. Ziyaretçiler oldukça entelektüeldi ve bu bizi çok memnun etti. Türkiye'deki sanat izleyicisi hem yükselen hem de önde gelen sanatçıları destekliyor ve bu harika bir durum.






Carlos Duran Besta - Galeria Senda Direktörü / Barselona

Şehrin fuara gösterdiği ilgiden ve CI'ın kaydetmiş olduğu ilerlemeden ötürü son derece mutluyuz. Katılımcıların sayısının azaltılması genel akış ve kalite bakımından olumlu bir etki gösterdi. İnsanların yaratıcılığa ilgi gösterdiğini ve sanatı desteklemek için fuara geldiğini görmek çok etkileyici.








Yeşim Turanlı - Pi Artworks Kurucusu & Direktörü / İstanbul & Londra

Biz 11. senesinde de Contemporary Istanbul’a katılıyoruz. Gelecek sene de katılacağız. Bütün sanatçılarımızın işlerinden satış oldu. İlgi geçen seneki gibi çok yoğundu. New York’a Kemal Seyhan’ın işlerini sattık. Birçok eser satıldı ama içlerinden birini Londra, birini de Bahreyn’e sattık. Genç koleksiyonerler tanıdık. Bence bu çok önemli. İlgi açılıştan itibaren hiç azalmadı.







Can Yavuz - Yavuz Gallery Direktörü - Singapur

CI bu yıl Türkiye'deki politik ortamın Türkiye ve bölgedeki sanatseverler ve koleksiyonerlerin taşıdığı ruhu ve şevkini kırmadığını ispat etti.






 

Bertrand Scholler - 55 Bellechasse Kurucu Ortağı / Paris

Contemporary Istanbul'da sergilediğimiz sanatçıların eserleri ile ilgilenen ve ileriye dönük eser üretimi imkanları üzerine görüştüğümüz müze direktörleri ve koleksiyonerler oldu. Sunduğu kalite ve ziyaretçilerin sayısı bakımından CI katıldığımız en güçlü sanat fuarları arasında yerini aldı. Gelecek sene tekrar katılmak istiyor ve İstanbul'u çok seviyoruz. Pek tabii tüm dünya zor bir süreçten geçiyor, ancak Türkiye'de insanlar zorluklarla dayanışma içerisinde mücadele ediyor ve biz de bunun oldukça etkileyici olduğunu düşünüyoruz.





Moiz Zilberman - Galeri Zilberman Kurucusu / İstanbul, Berlin

Her şeyden önce izleyici sayısı olarak rekor kırıldı diye düşünüyorum. Koleksiyonerlerin neredeyse hepsi geldi. Galeri sayısının geçmişe nazaran az oluşu izleyicinin hoşuna gitti. Hem satışların tutarı bakımıdan hem yeni ve genç koleksiyonerler edinme bakımından memnunum. Collector Stories fikri müthiş bir fikir. Çok doğru bir sergi olduğunu düşünüyorum.






Tansa Mermerci Ekşioğlu - SPOT Projects Kurucusu & Koleksiyoner / İstanbul

Sanat ve kültür adına zor bir dönem bizi bekliyor. Dinamikler, dengeler, algı, talep ve öncelikler değişiyor. Bu durum kendini sanatta da hissettiriyor. Yapmamız gereken, yapmakta olduğumuzu devam ettirmektir. SPOT Projects 11 Ekim’de üyelik ve seminer programına tekrar başlıyor. Bu sene SPOT 5 yaşında. Geride bıraktığımız beş seneye ithafen, çok dinamik başlıklar ve içeriklerle, disiplinlerarası bir çok konuyu ele alacağımız bir döneme başlıyoruz. Sanatın birleştirici, iyileştirici doğasını ve hoşgörüsünü biz SPOT’ta hissetmeye devam edeceğiz.  

Belirttiğim gibi yapmakta olduğumuzu yapmaya devam etme zamanındayız. CI fuarı da sorumluluklarının farkında olarak, sanata ve onun birleştirici gücüne inanarak, arkasında çok büyük emek, vakit, ve çalışma ile gerçekleşiyor. Bu konjonktürde bu değeri daha da fazla takdir etmek ve önemsemek gerekir kanaatindeyim. Başladığı günden beri kendini geliştirmiş, ilerletmiş, ve Türkiye’ye ve yurt dışına kendini sevdirmiş bir platform olarak CI fuarı bölgemizin en güçlü fuarları arasındadır. CI fuarı Türk kültür ve sanatını,oyuncularını, yurt içi ve yurt dışında tanıtarak algı ve bilgi yönetimine de katkı sağlamıştır. SPOT Projects olarak CI fuarının inisiyatifler bölümünde olmaktan keyif alıyoruz. 

Michelle Maigret - C24 Gallery Direktörü / New York

Türkiye’deki sanat piyasasını oldukça canlı ve uluslararası buluyorum. İki yıldır CI’a katılım gösteriyoruz. Ziyrateçilerin ilgisi ve yapılan çok sayıda satıştan bir hayli etkilendiğimi söyleyebilirim. Ziyaretçiler kapılar açılmadan önce fuarın girişinde sıraya giriyor ve fuarın kapanış saatinin duyurulmasına kadar fuar alanını gezmeye devam ediyorlar. CI’ın her sene genişlediğini, ileri gittiğini ve daha da artan sayıda Avrupalı ve Orta  Doğulu koleksiyonerin fuara katıldığını göreceğimizi düşünüyorum. Şimdiden jeolojik konumu nedeniyle Türkiye’den gelen yüksek oranda yaratacılığı görmeye başladığımızı düşünüyorum. Tarih bize bir bölgede karmaşa yaşandığında; görsel, tiyatral, müzikal ya da yazılı yaratıcı üretimin de arttığını göstermiştir. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu sosyal ve politik karmaşa tüm dünyanın ilgisini ülkeye çekiyor. Uluslararası sanat piyasası Türkiye’de üretim yapan sanatçıları yakından gözlemleyerek bu karmaşadan nasıl eserler çıkacağını takip edecektir. 
 
CI’ın Türkiye galerileri ile Asya, Avrupa ve Amerika’dan katılım gösteren uluslararası galeriler arasında kurduğu harika bir denge var. Ziyaretçiler gerçekten de bölgenin sanat üretimi üzerine düşünürken bu üretimi uluslararası sanat piyasasında olup bitenlerle kıyaslama imkanı bulabiliyor. Batılı birkaç koleksiyoner bana CI’a bölgedeki çağdaş sanatçıları keşfedip eserlerini koleksiyonlarına eklemek için geldiklerini söyledi. Fuarın uluslararası içeriği yerel insanları dünyada neler olduğunu görmek için kendisine çekiyor. Bu çok iyi bir formül. Herkes için bir şey var. C24 Gallery dünyanın farklı bölgelerinde çeşitli fuarlara katılıyor ve Contemporray Istanbul’u her açıdan en başarılı olduğumuz fuar olarak buluyoruz. Gelecek yıllarda da katılmayı çok isteriz.

Haro Cümbüşyan - collectorspace Direktörü & Koleksiyoner / İstanbul

Şüphesiz ki etrafımızda olup bitenler, sanatçılar (ve hicivciler) için yüklü miktarda malzeme sağlamaktadır. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada verili saydığımız durumları eleştirel bir gözle yeniden ele almak çin doğru bir zamandayız. Hızlı bir biçimde aksiyon almamız gereken önemli konularla karşı karşıyayız: milyonlarca göçmenin içerisinde bulunduğu zorlu koşullar, önü alınamayan terör tehdidi, demokrasinin çoğulculuğun muhafaza edilmesindeki yetersizliği, yıkıcı neo-kapitalizmin bir bahanesi olarak öne sürülen meritokrasi illüzyonu, bugün yüzleştiğimiz sorunların sadece birkaçı. Kısa vadede çözüm üretmekte başarısız olmamız düşünmeyi ve sorgulamayı askıya alarak; kaçma, saklanma veya körü körüne hızlı tedbirler almaya bizi zorluyor olabilir. Ancak özellikle bu gibi zamanlarda durup düşünmemiz ve sorgulamamız gerekiyor. Sanat tam da bunu sağlıyor. Tarihin farklı okumalarının yanı sıra, güncel olaylar karşısında farklı yaklaşımlar ve gelecek tahayyülünün alternatif yorumlamalarına imkan sağlıyor. En yalın haliyle, sanat bize dünyaya bakmanın birden fazla yolu olduğunu hatırlatıyor. Bence yaşadığımız sorunların temelinde insanların karşıt kutuplara çekilmesi yatıyor ve öyle umuyorum ki daha fazla insan sanat ile ilişki kurdukça bu grupların uğruna ölmeye ve öldürmeye hazır olduğu tek bir konu üzerine üretilen kestirmeci yaklaşımlardan daha ilgi çekici ve yararlı tartışma konuları olduğunu keşfetme fırsatı bulabilir.  

Samimi bir şekilde inanıyorum ki entelektüel söylem imkanlarının giderek azaldığını gören İstanbul ve bölgenin sorgulayan insanları, Contemporary Istanbul’un şehrin dinamik sanat piyasasını destekleme yönündeki bağlılığını takdir edecektir. CI çapında bir sanat fuarını hayata geçirmenin son derece büyük bir gayret gerektirdiğini tahmin edebiliyorum ama inanıyorum ki bu gibi pozitif diyalog fırsatlarına önem veren ve sanata tutkuyla bağlı bir izleyici kitlesi tarafından ödüllendirilecektir. Umarım itibarlı yerli ve uluslararası galeriler bu fırsatı önde gelen sanat eserlerini fuara getirerek izleyici ile güçlü bir bağ kurma  yolunda kullanır, bu gibi eserlerin izleyiciye sağladığı ve ondan talep ettiği anlamlı bir fikir alışverişinde bulunur. 

Oktay Duran - Art ON Istanbul Kurucusu / İstanbul

Her zaman söylerim; siyasi ve sosyal durumunun karamsar olduğu zamanlar, sığınılacak en güvenli liman, sanattır. Çok sevdiğim bir İstanbul temalı tişört tasarımı vardı: "They call it chaos we call it home”. Türkiye’deki karmaşık yapı, sanatçılar için bir hareket noktası, dinamizm de kazandırabiliyor. Böyle zamanlarda kültür ve sanata katkıyı, yatırımı arttırmak, daha sür'atle toplumun iyileşmesini sağlar. Biz, galeri olarak piyasanın geleceği üzerine karamsar senaryoları bir kenara itip yeni bir mekanla, sergi ve fuar programlarıyla yatırımlarımızı arttırdık. Bu işi daha iyi nasıl yapabileceğimizin yollarını aramaya ağırlık verdik; sanatçılarımızı da bu yönde yüreklendirdik. Neticede kültür alanda attığınız her adım, toplumun her kesimine yayılacak bir özgüvenin inşasına hizmet eder. Ben kendi koleksiyonumu oluşturmaya başladığımda ne bu kadar galeri ne bu kadar ilgili izleyici vardı; bugün üretilen eserlerin kalitesi arttıkça uluslararası seviyede çıtası yükseldikçe, yeni nesiller daha umutlu bir resme bakıyor olacak.

Contemporary Istanbul, Türkiye’nin sanat takviminde en hareketli ve kültür sektörüne ivme kazandıran etkinliklerden biri. Bilhassa güncel sanat üretiminin durumunu izlemek ve değerlendirmek bakımından özel bir işleve sahip. Yıllar içinde hem katılımcı ve izleyici sayısını hem de uluslararası bilinirliğini arttırmış, Plug in, CI Editions, Collector’s Stories gibi özel programlarıyla kendini geliştiren bir yapı kurmuştur. Sanatçılar ve galericiler için heyecan verici bir çalışma ve üretim sürecini tetikleyen fuar, sanat koleksiyonerliğine özendirme ve mevcut koleksiyonların gelişmesi bakımından da etkin olmuştur. 

Mehmet Ali Bakanay - Koleksiyoner / İstanbul

Sosyal ve politik gerilimlerin kültür sanat ortamının ve yaratıcılığın tetikleyicisi olduğu doğrudur. Sanat bütünüyle böyle dönemlerde daha etkin bir şekilde kendiliğinden bir güç oluşturur. Çin, İran bunlara verilebilecek en güzel örneklerdendir. Diğer biri de, Almanya. 1933-1945 yılları, III. Reich döneminde sanat anlayışı ve baskı altındaki sanatçıların durumları, Alman kültür-sanat çevrelerinin bu dönemde başlatılan "toplumsal arındırma”ya ve Nazileştirmeye nasıl tepki gösterdiğidir. Özellikle kavramsal sanat için malzeme sanatçıların içinde bulundukları durumlardır. Ben Gezi Parkı olaylarıyla birlikte etkin ve farklı bir sanat üretildiğini düşünüyorum. Bunların birçoğunu ilerde göreceğimize inanıyorum... Sanat böyle dönemlerde olayları katıksız başka bir perspektiften görmemizi hep sağlamıştır. Güncel duruma baktığımızda, sanatın üretimi açısından oldukça iyi ve başka bir noktada olduğunu düşünüyorum. Fakat birçok eserin ve sanatçının gün yüzüne henüz çıkmadığını düşünmekteyim. Bu dönem üretimleri ilerde bizlere zengin bir arşiv oluşturacaktır. Diğer taraftan sanat kurumları, galeriler, fuarlar gibi sanatın diğer aktörleri açısından zorlu bir sınavdan geçildiğinin de farkındayım.

Her şeye rağmen, sanatı paylaşmanın, özelikle böyle dönemlerde devamlılığı oldukça önemli. Contemporary İstanbul'un kararlılıkla bu istikrarlı duruşunu devam ettirmesi, tabii ki- İstanbul'un sanat merkezine dönüşme projesinin en büyük destekleyicilerinden. Uluslararası platformda ise, yine bu kararlı duruşun önemli ülke PR'larından olduğunu düşünmekteyim.

Bige Örer - Istanbul Bienali Direktörü / İstanbul

İstanbul Bienali’ni de düzenleyen İstanbul Kültür Sanat Vakfı, kurulduğu 1973 yılından bu yana Türkiye’de kültür ve sanatın gelişimi ve yaygınlaşması amacını taşıyan etkinliklerini kesintisiz olarak sürdürdü. Biz, yaratıcı çalışmaların dünyamıza, geçmişimize ve geleceğimize dair çok katmanlı tahayyüller arasında bir diyalog ortamı yaratabileceğine ve böyle zamanlarda kültür-sanat etkinliklerinin birleştirici, iyileştirici gücüne her zamankinden çok ihtiyacımız olduğuna inanıyoruz. Düşünce üretimi, fikir alışverişi, ilham almak, diyalog kurmak, düşünce ve hayal sınırlarını zorlamak ve tartışma alanı yaratmak için evrensel bir zemin oluşmasına katkıda bulunan her türlü sanatsal üretimin devamı bizim için çok değerli. Bu doğrultuda, önümüzdeki dönemde kültür ve sanat alanında yürüttüğümüz hem yerel hem de uluslararası ölçekteki işbirliklerimizi, projelerimizi ve üretimlerimizi artırarak sürdürmenin, bugünü anlamak, geçmişi değerlendirmek ve daha iyi bir geleceği inşa edebilmek adına vazgeçilmez bir role sahip olduğuna inanıyoruz.   

2017 sonbaharında gerçekleştirilecek 15. İstanbul Bienali’nin birleştirmeye, ortak bir dil yaratmaya, artistik ve entelektüel anlamda önemli tartışmaları açmaya katkıda bulunacak bir bienal olmasını hedefliyoruz. Elmgreen & Dragset’in çalışmalarında sıklıkla rastladığımız gerçekleri farklı bir formla yorumlama, müthiş bir mizah duygusuyla olaylara bambaşka bir yerden bakabilme ve var olan sistem içinde kendi oyunlarını kurmalarıyla temelde sadece sanat izleyicisinin değil, çok geniş kitlelerin kolaylıkla ilişkiye geçebileceği ve kendilerinden sergide mutlaka çok şey bulacakları bir sergi olmasını bekliyoruz. Yine kentle iletişim ve etkileşim, birlikte öğrenme ve düşünme, farklı sanatsal pratikleri bir araya getirme açısından da ufuk açıcı olacağına inanıyorum.

Leyla Alaton - Koleksiyoner / İstanbul

İstanbul bir kültür merkezi olarak büyük bir öneme sahip. 40’tan fazla çağdaş sanat galerisi, özel çağdaş sanat koleksiyonları, sanat kurumları ve bienal ile birlikte İstanbul’da oldukça dinamik bir çağdaş sanat ortamı var. Etkili bir sanat piyasası gücünü bölgesel konumundan alır. Şanslıyız ki İstanbul da içerisinde bulunduğu bölge bakımından son derece önemli bir merkez konumunda. Bu nedenle sanatın birleştirici ve hoşgörülü doğasına bugün her zamankinden daha fazla inanıyorum. Sanatın iyileştirici bir yanı var. Ertelenen, iptal edilen projeler olması üzücü, ama ayakta kalan projelerin mutlaka hoşgörü ortamının yayılmasında etkisi olacaktır. Ayrıca ülkemiz sanat piyasası da son 10 yıldır yaşanan çeşitli gerilimlere rağmen ivme kazandı. Türk galerilerin, sanatla ilgili kurum ve kuruluşların sayısı arttı.   Bireysel koleksiyonerlik önem kazandı. Kurumsal olarak sanata yatırım kapan firmalar da hem sayıca arttı, hem de koleksiyonlarını geliştirdi. Dolayısıyla karamsar olmamamız gerektiğini düşünüyorum. Kanaatimce asıl bugünlerde sanata ve etrafındaki dünyaya ihtiyacımız var. Ülkenin geleceğinde en önemli unsurların başında sanatın ve daha geniş anlamda yaratıcı sektörlerin etkili olacak. 

Contemporary Istanbul Türkiye sanat ortamının çok önemli bir oyuncusu. Türk halkının sanatla tanışması,  bu dünyanın içine girmesi için büyük bir fırsat yarattı. Istanbul bütün dünyada, önce İstanbul Bienali ile sonra peş peşe açılan müzeleri, galerileri, ve nihayet Contemporary Istanbul’un yerini alması ile dikkat çekti,   gündemine oturdu. Danışma Kurulu’nda da olduğum için bu işin arkasındaki büyük emeği çok iyi biliyorum. Ülkemizin içinden geçtiği gibi zor zamanlar bu tür projelere daha da çok ihtiyaç duyuluyor. CI’ın 11 yıllık geçmişi ve gücüyle bu yıl da sanatsevere yenilikler sunacağına eminim. Bu yıl ilk defa fuarda bir sergi yapıyor örneğin ve Türkiye’nin önde gelen 60 koleksiyonerinin koleksiyonlarından eserlere yer verecek olan Collectors’ Stories’i hayata geçiriyorlar. Genç koleksiyonerlere ve galeri yol gösterecek, önemli bir proje. Bu tür yenilikleri ve olumlu mesajları ile Türkiye’nin tanıtımı için de son derece önemli CI ve benzeri uluslararası etkinlikler. İstanbul dünyanın birçok sanat merkezi ile kıyaslandığından geleceği ifade ediyor. Yapacak çok işimiz ve de büyük potansiyelimiz var. Sektör oyuncularının birlikte hareket etmeleri ile bu potansiyeli açığa çıkaracaktır. Contemporary Istanbul bu anlamda yönlendirici olacağını düşünüyorum.

Şükran Moral - Sanatçı / İstanbul

Türkiye'nin haritası kanlı da olsa sanatçı üretir, haykırır ve karşı duruşundan asla vazgeçmez. Sanat piyasası bazen durgunlaşır, ama bahane aramayalım zaten sanat dünyası kendisine otosansür uygulamıştı. Özellikle de kurumlarda çalışanlar. 20 Mart'ta insanların o kanlı bomba olayından sonra sokağa çıkmaya korktuğu anda yirmi dört saat gibi zaman diliminde bir performans yapmıştım. Meydanlarda aşk şarkısı söyleyerek ve bunu Periscope’ta anında yansıtarak. Meydanların yalnızlığı insanların sinmesi çok hüzünlüydü. Bu performansı kendi imkanlarımla yaptım, o kadar çok öfkelenmiştim ki yapmasaydım çok kötü olacaktım. İstanbul her şeye rağmen sanat yapmak için çok çekici, belalı, heyecanlı bir şehir. Sansürlerin ve yasakların dünyasında da sanat yapılabilir. Sanat ancak karşı duruşla yapılabilir, kurumların korkaklığına kapılmadan alternatif yaratma durumları oluşturacak potansiyel var bizde. Uzun zamandır vur kaç performansları yapma nedenim de buydu. Hitler soyut sanata bile tahammül edememiş, kitapları ve resimleri yakmıştı. Ama o dönemi yansıtan işler asla kül olmadı, sanat tarihinin baş köşesinde. Benim için sanat bir tutku, başkaldırma, yaşama biçimi. Uzlaşmacı kurumlar tarafından korunan sanatın yerine yani sanat memurluğu dışındaki tavırlar kalıcı olacak. Kültür merkezlerinin müzelerin galerilerin tiyatroların yok ediliş sürecindeyiz. Elbette bütün bunlara inat az kişiyle de olsa ileri gitmek zorundayız. Asla karamsar değilim. Kimse elimizden fırçayı alamaz. Çünkü benim fırçam beynim ve kalbim. Sanatın ironisi, sanatın asiliği, sanatın aktif romantizmine ihtiyacımız var. Sanatın birleştiriciliği bize ışık olur. 

Contemporary Istanbul müzeleri bienalleri eksik olan ülkemizde bütün bunları da içeren işler yaptı. Sıradan bir sanat fuarı olmanın ötesinde çalıştı. Çok güzel projelere imza attı. Biz çok eleştiririz ama yapıcı değilizdir. O nedenle uluslararası sanat dünyasını İstanbul'a getirmekle kalmıyor kaynaşma sağlaması açısından önemli. Sanıyorum bu kez daha da önemli olacak, çünkü zor bir dönemden geçiyoruz, var olan sanat kurumları da kendilerine otosansür uyguladılar, varlıkları belli değil.

Ferit Meriçten - Ferko Yönetim Kurulu Üyesi & Koleksiyoner / İstanbul

Sanat, toplumları geliştiren gerilimi, ayrışmayı engelleyen, azaltan, hayata estetik kazandıran, hayatın akışını güzelleştiren ve toplumsal meseleleri en naif haliyle anlatan, uluslardan bağımsız bir lisandır. Özellikle son yıllarda yakın çevremizde yaşanan olaylara baktığımızda bu dile her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğu düşüncesindeyiz. 

Contemporary Istanbul, her yıl kendini yenileyen, yıllardır duruş ve çizgisini bozmadan, bölgenin ve Türkiye’nin önde gelen sanat etkinliği olarak ön plana çıkmaktadır. Contemporary Istanbul, toplumun sanata bakışını geliştirirken Türk koleksiyoner ve sanatçıların itibarlarının artırılmasına, ülkemizdeki sanat ekonomisine ve çağdaş sanatçılarımızın uluslararası tanıtımına da büyük katkıda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl 24 ülke ve 28 şehirden toplam 102 sanat galerisi ve 790 sanatçıyı izleyiciyle buluşturan ve beş günde 86.000 sanatseveri konuk eden fuarın bu yıl da yaklaşık 100.000 sanatseveri konuk etme öngörüsü beni son derece heyecanlandırıyor.
 

Deniz Ova - Istanbul Design Bienali Direktörü / İstanbul

Tasarım alanında küresel ölçekte sunduğu yenilikçi yaklaşım ve yaratıcı düşünme ortamları sağlamak adına kurduğu zeminle bir kez daha merakla beklenen İstanbul Tasarım Bienali’nin üçüncüsünü Ekim ayında gerçekleştireceğimiz için çok heyecanlıyız. Kültür ve sanat alanındaki etkinliklerin, son dönemde yaşadığımız çalkantılı süreci aşmak için önemli bir unsur olduğuna, aynı değerler etrafında birleşerek iyileşebileceğimize ve dünyayla olan iletişimimizi bu sayede güçlendirebileceğimize inanıyoruz. Bu amaç doğrultusundaki çalışmalarımızı büyük bir coşku, özveri ve sizlerin süregelen desteğiyle sürdürüyoruz. 

İstanbul'un kültür hayatının vazgeçilmez bir parçası haline gelen CI etkinliğinin, tüm kültür kurumlarında olduğu gibi çalışmalarına devam ederek çağdaş santın ve kültürün devam etmesine ve bu iyileştirici sürece katkı sağladığını düşünüyorum. Dünyaya sesimizi duyurmak ve ilişkilerimizi güçlendirmek hepimizin görevi. İstanbul Tasarım Bienali sürerken gerçekleşecek CI kentimizin güzel dokusunu keşfetmek ve anlamak için güzel fırsatlardan biri. Beraber kentlileri ve yabancı misafirleri ağırlamak büyük bir zevk olacak.